You are here: Home » Dini Sözler » Ömer Hayyam (1048-1131) Resimli Sözler-2

Ömer Hayyam (1048-1131) Resimli Sözler-2

Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam veya Ömer Hayyam İranlı şâir, filozof, matematikçi ve astronom. Hayyam, Nişabur doğumludur. 

Vikipedi

En güzel ve Anlamlı Ömer Hayyam Resimli Sözleri. Görseller resimlisozler.net tarafından tasarlanmıştır. 
Facebook , Google Plus , İnstagram , Twitter – Pinterest paylaşımları için seçilmiş en güzel ve anlamlı resimli sözler.





Ömer Hayyam Sözleri

Okunu attı mı ölüm, siperler boşuna; 
O şatafatlar, altınlar, gümüşler boşuna; 
Gördük bütün insan işlerinin iç yüzünü: 
Tek güzel şey iyilik, başka düşler boşuna


Dostum olan olmuş, vahlanma boşuna;
Dünyayı kara zindan etme başına.
Yaşamana bak, elinden tek gelen bu:
Olacakları danışan var mı sana?


Yeryüzünü gül bahçesine çevirmekten
Daha güzeldir bir insanı sevindirmen.


Dedim: Artık bilgiden yana eksiğim yok;
Şu dünyanın sırrına ermişim az çok.
Derken aklım geldi başıma, bir de baktım:
Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok.


Gençlik bir kitaptı, okuduk bitti; 
Canım bahar geçti çoktan, kış şimdi. 
Hani sevincin, o cıvıl cıvıl kuş? 
Nasıl, ne zaman geldi, nasıl gitti?


Yan yana oturmuştuk hayat sofrasına,
Bizden birkaç kadeh önce sızıp gittiler.


Hep bir çember, dolanıp durduğumuz!
Ne önümüz belli, ne sonumuz.
Kim varsa bilen, çıksın söylesin: 
Nerden geldik? Nereye gidiyoruz?


Ey doğru yolun yolcusu, çaresiz kalma;
Çıkma kendinden dışarı, serseri olma;
Kendi içine sefer et erenler gibi;
Sen görenlerdensin, dünya seyrine dalma.


Ah şu ömür kitabı okundu bitti,
Gönül bahar çağını ne de çabuk kaybetti.
Bir şen kuşum vardı ki gençlik derler adına
Bilmiyorum ne zaman geldi ne zaman gitti!..


İki günde bir somun geçiyorsa eline
Soğuk suyu da olursa bir kırık testide
Niçin kendinden kötüsüne kul olur insan,
Ne diye girer kendi gibisinin hizmetine?


Ömrümüzden bir gün daha geldi geçti;
Derede akan su, ovada esen yel gibi.
İki gün var ki dünyada, bence ha var ha yok:
Daha gelmemiş gün bir, geçmiş gün iki.


Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?
Sana düşer azapların, tövbelerin beteri 
Alçakları besler, yoksulları ezer durursun:
Ya bunak bir ihtiyarsın ya da eşeğin biri.


Girme şu alçakların hizmetine:
Konma sinek gibi pislik üstüne.
İki günde bir somun ye, ne olur!
Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.


Ya sırtımıza alıp taşıyoruz ya ayağımızın altına alıp çiğniyoruz; Öğrenemedik bir türlü yan yana yürümeyi.


Adalet evrenin ruhudur.


Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!


Seni kuru softaların softası seni!
Seni cehenneme kömür olası seni!
Sen mi Hak’tan rahmet dileyeceksin bana?
Hakka akıl öğretmek senin haddine mi!


Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:
Kuklacı Felek usta, kuklalar da biz.
Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer ikişer;
Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz.


Sevip de yanmaktan kaçanların
Masal anlatmaktır bütün işi.


Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin, cehennemin üstündesin.


Uyan! Uyumak için önümüzde sonsuzluk var.

Bir Cevap Yazın