You are here: Home » Ünlü Sözleri » Nâzım Hikmet (1902-1963) Resimli Sözler

Nâzım Hikmet (1902-1963) Resimli Sözler


Nâzım Hikmet Ran ya da kısaca Nâzım Hikmet, Türk şair, oyun yazarı, romancı ve anı yazarı. “Romantik komünist” ve “romantik devrimci” olarak tanımlanır. Siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiştir. 

Vikipedi

En güzel ve Anlamlı Nazım Hikmet Ran Resimli Sözleri. Görseller resimlisozler.net tarafından tasarlanmıştır. 
Facebook , Google Plus , İnstagram , Twitter – Pinterest paylaşımları için seçilmiş en güzel ve anlamlı resimli sözler.




Nazım Hikmet Sözleri

Konuşmayı severim… Fakat herkesle değil…


Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?


Mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele..


İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde.


İki şey var; ancak ölümle unutulur, anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü.


Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!


Geçtim putların ormanından baltalayarak, ne de kolay yıkılıyorlardı.


İnsan birisiyle yaşlanmalı, birisi yüzünden değil.


Biz başka severdik. O yüzden başka sevemedik


İnsan, ya hayrandır sana, ya düşman. Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun, ya bir dakika bile çıkmazsın akıldan.


Kararmasın yeter ki; sol memenin altındaki cevahir!


Ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı, ya da ölüm inecek yeryüzüne.


Düşmana inat bir gün daha fazla yaşayacaksın.


Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.


Ekmek hepimize yetmiyor, kitap da öyle ama keder… Alabildiği kadar.


”Mutlu olmak için büyük nedenlere gerek yok.
Cebimde 75 kuruşum var, havada bahar.”


‘Ve kadın…
Işığıyla, neşesiyle, 
kahkahasıyla başınızı döndürebiliyorsa…
Gözleri gözlerinizi okuyorsa…
Sevincinizi, hüznünüzü paylaşabiliyorsa…
İşte “O Kadın” sizin şarabınızdır…”


Geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı…


Sende ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil…


Sorma bana ne kadar seviyorsun diye? O kadar işte! Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin.


“Gel benimle. Mutluluğun suç olmadığı yerlere gidelim.”


Gülümsemek; Adaleti bozuk düzene sessiz bir küfürdür. Gülümseyin ..


Ne çok şey bilmiyorum,
Cehaletime dehşetli düşmanım.


Öyle ölüler vardır ki,
Ben onların öldüklerini düşündükçe,
Vakit olur,
Yaşadığımdan utanırım.


Beraber yaşanır, 
Dövüşülür beraber 
Ama herkes kendi payına ölür.


Kafamın anlaşamayacağı bir kıza yüreğim tutulmuş diye kafamı kurban mı edeyim?


Neden sancılar eksik olmaz iyi insanların yüreğinden?


Güneş bir gün herkese eşit doğacak,
Ama o günü göremesek de,
Bir umuttur yaşamak.


İşten boş vakit bulunca okumak değil, okumaktan boş vakit bulunca iş yapmalısın.


‘Gitmek’ sadece bir eylemdir. ‘Unutmak’ ise kocaman bir devrim.


”…Dünya beni sevmesin
Alışamadım kötülüklerine, kavgalarına…”


Namuslu insanların öfkesi yeryüzünün en güzel, en haklı, en müthiş kuvvetlerinden biridir.


Evet, belki umudum kalmadı geleceğimden; ama asla pişman değilim geçmişimden.


Küçük bir mutluluk istiyorum…
O kadar küçük olsun ki,
İstemesin kimse benden onu.


Düşünmek değiştirmez hayatı..


Öldüğüm gün hiçbir şeye değil sana hasret gideceğim!


Büyük insanlığın toprağında gölge yok 
sokağında fener 
penceresinde cam 
ama umudu var büyük insanlığın 
umutsuz yaşanmıyor.


“Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde.
İyi ki geçtin dünyadan.
Sahi, ya doğmasaydın…?”


Daha son sözü söylemedi hayat.. Belki yarınlar, mutlu sonlar var?


Dilerim ihtiyacı olan birine gidiyordur; bizden aldıkları umut!
Dünya adaletsiz çocuk!
Dünya zorba.


Aşk, bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır. Sevmeyenin aklı, gerçekten sevenin kalbi kazanır bu savaşı.

Bir Cevap Yazın